Bafra Ovası, Karadeniz’in bereketli topraklarının kalbinde, ülkemizin en verimli tarım alanlarından biri.

Ancak gel gör ki tarımsal alanda bir o kadar üretimden tarıma dayalı sanayiye kadar gerilerde kalmış bir şehir.

Bu topraklarda Çeltik, buğday, mısır, arpa vb.. tahıl ürünlerinin yanı sıra yazlık ve kışlık sebzeler yetişir; ama ne yazık ki bu ürünler çoğu zaman hak ettiği değeri bulmadan el değiştirir. Üretici emeğinin karşılığını tam alamaz, tüccar istikrarlı tedarik bulmakta zorlanır, tüketici ise dalgalı fiyatların yükünü hisseder.

İşte bu tabloyu değiştirebilecek güçlü bir proje gündemde, Bafra’da bir zahire borsası ve lisanslı depoculuk sisteminin kurulması.

Bafra Ticaret Borsasında düzenlenen toplantıda Başkan Tarık Erol ve Genel Sekreter Oğuzcan Türk’ün sunumuyla bu sistemin kurulacağının müjdesini aldık.

Yıllardır Bafra’da depoculuk ve lisanslı depoculuk sisteminin kurulması tartışmaları sürerken sağlam bir adımın atıldığını görmek umut verici bir gelişmeydi.

Bafralı üreticinin emeği artık gerçek değerini bulacak. Bafra’da kurulacak zahire borsası sayesinde çiftçi ürününü rastgele değil, bilimsel analizlerden geçmiş, kalite sınıflarına ayrılmış şekilde piyasaya sunabilecek.

Bu sayede, ürün şeffaf fiyatlarla peşin olarak satılacak, pazarlıklar tahmini değil ölçülebilir verilere dayanacak.

Aracılara olan bağımlılık azalacak, çiftçi hem çevrimiçi olarak hem de doğrudan mezat satış sistemiyle piyasayla buluşacak.

Üreticiler daha kaliteli üretim için birbirleri ile yarışırken, alıcılar ise kaliteli ürünü almak için birbirleriyle yarışacak.

Kısacası, üretici alın terinin karşılığını gerçek değerinde alacak.

Bafra’daki tüccar ve sanayici için de bu sistem büyük bir avantaj sağlayacak.

Borsa sayesinde:

Ürünler kalite sınıfına göre satışa çıkacak, standart ürün tedariki sağlanacak.

Alım-satım işlemleri resmi kayıt altında olacak, güvenli ödeme sistemiyle risk azalacak.

Lisanslı depolar sayesinde tüccar, ürününü istediği zaman piyasaya sürebilecek ya da stoklayabilecek.

Bu sistem sadece üreticiyle tüccarı değil, tüketiciyi de korur.
Fiyat dalgalanmaları azaldığında, piyasada istikrarlı fiyatlar oluşur.
Ürünler borsada kalite analizinden geçtiği için, sofralarımıza gelen un, pirinç, yağ veya yem daha güvenilir ve standart hale gelir.

Yani bu sistemin kazananı yalnızca çiftçi ya da tüccar değil, herkes olur.

Zahire borsası, sadece ticaretin yapıldığı bir yer değil; aynı zamanda tarımsal kalkınmanın da merkezi olacaktır.

Kayıtlı ticaret artacak, devlet vergi kaybını önleyecek, piyasa verileri daha düzenli izlenecek.

Bu sayede hem yerel ekonomi canlanacak hem de Bafra’nın tarımsal kimliği güçlenecek. Çevrimiçi satış sistemi sayesinde de Bafra tarımsal alanda bir cazibe merkezi haline gelecek.

Başka şehirlerde bu sistemin örnekleri çok, belki de tahılla başlayan bu süreç ilerde sebze ve hayvancılık açısından da büyük önem arz edecek.

Dolayısıyla Bafra Ticaret Borsasının girişimleri sonucu Bafra’ya kazandırılacak bu sistem, Çiftçiye güven, tüccara istikrar, tüketiciye kalite sağlayacak bu yapı, bölge tarımını bir üst seviyeye taşıyacak.

Ümit Ceylan

Sağlıklı Kalın.